4 Kasım 2011 Cuma

Nolur hiç terk etme!!!


         Bugün yine Ada da o kadar güzel bir gün var ki.. Son iki haftadır havanın güneşli olması, ara ara yaşadığım strese, bunalmalara rağmen yine de bana çok iyi geliyor. Beni hayatta tutabilecek bir başka neden sanki güneşin yüzünü görmem. Sabah uyandığımda o ışık içeri yansımıyorsa, günümün kötü geçmesi için bu bir sebeptir, maalesef!  Bu nedenle annem gibi, kışı ve kapalı havaları çok seven kişilerle konuştuğumda şaşırıyorum. Aslında şaşılacakta bir durum yok. Herkesin zevkleri farklı. Ben kendimi açık hava da, gözyüzünü mavi görebildiğim havalarda mutlu hissediyorum. Güneş kreminin kokusunu 
duyduğumda, denizin hafif ılık esintisini hissettiğimde ve üzerime tiril tiril giysiler, rengarenk elbiseler 
giydiğimde yaşadığımı hissediyorum. Belki de büyük bir psikolojik sorunum var bilemiyorum :)  
Ancak şu an kendimi çok huzurlu hissediyorum. Balkondan bozma kutu kadar çalışma odasında oturuyorum. Az önce Ales geçmiş sorularını çözmeye ara verdim. Ara da gözüm de dün sürdüğüm şu su yeşili tarzı ojelere takılıyor :D  Karşımda duran iki korkak piranha balığımız var mesela. Salak gibi kendilerini izliyorlar akvaryum içinde ki aynada. Çok gülüyorum çoğu zaman ikisine. "Böyle korkak piranha mı olur be" diyorum :P Bir de evde piranha mı yetiştirilirmiş? Yetiştiriliyor işte. Benim, şu an Finlandiya da olan küçük kuzenlerim sağolsunlar. Onların değişik türde hayvan sevgileri yok mu :)  Buna da şükür, yoksa eve yılan aldırmaya da niyetliydiler :) 
      Güzel bir gün işte bugün. :)  Bayrama da az kaldı. Ohhh bayramlıkları da giyeceğiz. Uzun zaman sonra yeniden bayrama özel bir kıyafet aldım. Daha sonra size göstermezsem çatlarım kızlar :D
       Mutluluğu, neşeyi sizlerle de paylaştığıma göre, şimdi de Sevgili blog un bana göndermiş olduğu mim i artık yavaş yavaş hazırlasam iyi olacak :D

                                                                 Mutluluk bizimle olsun,

                                                                        Sevgiler xoxo 

3 yorum :

  1. Canım inan seni çok iyi anlıyorum,iş arama süreci gerçekten can sıkıcı.Ben de seninle aynı durumdayım.Sık sık olumsuz düşüncelere,umutsuzluklara kapılıp kendini işe yaramıyormuş gibi hissetmek aynı zamanda o kadar okul okumuş,kendini geliştirmiş biri olarak hala ailenden para alıyor olmak çok çok yıpratıcı.Ben bu durumdan kendimi polyannacılık oynayarak kurtarmaya çalışıyorum.Benim bir dönem çalışma durumum oldu ordan gelen bir avuntum var.Ayrıca düşünüyorum da en azından evli değiliz,çocuğumuz yok yani iş bulamama veya işten atılma gibi durumlar sadece bizi bağlıyor.Ailemiz az çok belli bir birikime gelmişler yani para kazanmak için okul bırakmak zorunda da kalmadık.Ve bu bekleme süreci ilerde hiç yaşayamayacağın tatil süreci gibi düşün.Tabi ki en başta sağlık,ona sahipsen gerisi boş.İşte bunları düşünmek insanı biraz rahatlatıyor.Herkes zor günler geçirecek bunlar ne kadar erken olursa ilerde o kadar rahat oluruz.Yani en azından ben böyle düşünüyorum :)

    Kendini üzmemeye çalış gerçekten güneş bile gülümsemek için iyi bir neden.Dertleşmek istersen herzaman buradayım ;) veeee hadi göster şu bayramlıklarını çok merak ediyorum :)

    YanıtlaSil
  2. Ah seni cok ıyı anlıyorum, ben de kuşadasında yaşıyorum. Burdan vazgecmek imkansız benim için:)
    iş konusunda yıpratma kendini, en sonunda en guzelı olur, içini ferah tut.

    YanıtlaSil
  3. Tiacım çok teşekkür ederim hayırlısı olsun inşallah. :) Adalı bir blogger ı görmekte beni ayrıca mutlu etti :)

    YanıtlaSil

Yorumlarınız için teşekkürler :)

Beni de okur musun?