15 Aralık 2011 Perşembe

Kırıkkale'den esintiler # 2


Aile ile birlikte güzel geçen hafta sonunun ardından okula gitme vakti gelmişti artık. Kaldığım evin okula uzak olduğunu ve iki dolmuş değiştirmek zorunda olduğumu biliyordum sadece. Pazartesi günü şoför amcanın kardeşi beni araba ile merkezdeki kampüs arabalarının olduğu noktaya kadar götürdü. Ben ise beni okula kadar götüreceğini düşünmüştüm. Tabii bende bir telaş başladı. Hayatımda ilk kez bir üniversiteli olarak üniversitenin kapısından içeri girecek ve derslere başlayacak ve de çevre edinecektim. Ha bu arada ben anfilerde ders işleyeceğimizi düşünmüştüm, yanılmışım.
Bundan sonra ders göreceğim fen-edebiyat fakültesinin aslında hapishaneden bozma bir bina olduğunu öğrendim, şaşırdım ve de üzüldüm. Ne de olsa kampüsteki en can sıkıcı bina, benim 4 senemi geçireceğim binaydı. Üstelik labirent gibiydi, alışması uzun zaman aldı.
Merkezde ki sarı renkli kampüs arabalarından birine bindim. Yol yaklaşık olarak 15 dk sürdü. Kampüsün en sonundaki fakülte benim okuyacağım fakülteydi. Dolmuştan indim ve tedirgin bir halde binaya girdim. Sağa dönüyorum, sola dönüyorum.. Benim bölümüm nerede??? Neden hiç bir işaret, yön gösteren bir şey asmazlar ki?? Bir kaç kişiye sordum, bilmediklerini söylediler.  Sonrasında şansıma benim bölümümde 2. sınıfı okuyan üç kız ile tanıştım. Küçük bir sohbetin ardından bölümümüzün sınıf yerlerini bana gösterdiler. İşte 1. sınıf kapısının önündeydim. İçeri girdim. İçeride yalnızca üç kız ayrı ayrı yerlere dağılarak oturmuşlardı, kendi hallerinde.. "ıı şey, merhaba. Burası mütercim tercümanlık 1. sınıf değil mi? " 
Sonrasında kız arkadaşlarımın bana ilk geldiğim günü hatırlatıp hep birlikte gülüştüğümüz çok olmuştur :)
Diğer öğrencilerde gelene kadar, neredensin, kaç yaşındasın, kaç puanla geldin vs vs tarzından sorularla zaman geçirdik. Sonrasında gelen kızlarla da o gün farklı bir muhabbetimiz olmadı zaten. 
Sıranın birine oturdum, yanıma da ben gibi ek kontenjan ile gelen bir kız geldi.  İlk dersimiz fransızca gramerdi. 3 hafta geç başladığım için birinin notlarına ihtiyacım vardı ve sağolsun kızlardan biri hemen yardıma koştu. Onun gayet net notları sayesinde de 3 haftalık eksikliği bir kaç gün içinde rahatlıkla kapattım. 
İlk dostluğumun adımlarını ise bir kaç gün sonra attım. Fransızca konuşma dersinin kitap fotokopisine ihtiyacım vardı. Kızlardan birinden istemeye çekindim fakat ne hikmetse hocadan çekinmeyip hocaya sordum :P o da denyo, yokmu arkadaşın versin kitabını diye sınıf  içinde söyleyince, canım selinim, şimdiki can dostlarımdan biri, gel birlikte gidelim merkeze benden çektirebilirsin dedi ve okul sonrası merkeze indik. Fotokopileri çektirdik, biraz merkez turu, biraz sohbet derken, ertesi günler ikimiz birlikte oturmaya başladık. Sonrasında da zaten giderek kaynaştık. 
Okuldaki ilk haftam çok güzel geçmişti. Zaten sınıfta ki kızlarda yeni yeni kaynaşmaya başlıyorlarmış. Ben sürekli olarak sınıfın bir köşesinde birileriyle muhabbet içindeydim. Ortamı sevmiştim. Bunlar ileride oluşacak güzel dostlukların işaretleriydi sanki :) Haa bu arada sınıfımızda sadece 3 erkek öğrenci vardı ve biz toplamda 29 kızdık. Bizim sınıfın erkekleri için can sıkıcı bir durumdu :)
Okuldan sonra eve gitmesi biraz zor geliyordu. İki dolmuş değiştirmek zorunda kalıyordum. Özelliklede kışın soğuklarda çok can sıkıcı oluyordu. Ancak evdeki ortam, o sıcaklık ve bana ev özlemi yaşatmayan insanlar arasında, bütün bu ufak tefek sorunlardan da uzaklaşıyordum. Bir yandan da yurt bakıyordum. Sonuçta evdekilere de rahatsızlık vermek istemiyordum ancak kim bilebilirdi o yılı tamamiyle o insanların yanında geçireceğimi :)
Öyle iyi insanlardı ki, benden kira bile talep etmemişlerdi. Biz teklif ettiğimizde ise kabul etmediler. Temiz, iyi kalpli insanlar içindeydim ve mutluydum. Öğrencilerin şikayet ettiği Kırıkkale nedense gözüme daha  ilk haftadan güzel görünmeye başlamıştı :)



Sevgiler xoxo

7 yorum :

  1. lutfen cabuk cabuk yazarmısın... bayıldım akısına yazılarının...nedense kendı yasadıklarım geldı aklıma :(

    YanıtlaSil
  2. Gerçekten mi ya? :) çok mutlu oldum öyleyse <3

    YanıtlaSil
  3. aynen ya afyonda okudm bnde cok benzıyor ama arkadaş Konusunda ddegıl ınsanlar okDr çıkarcı okDar hemen yuzlerını belli etmısdıKi uzuluorsun ve ders oluyor tecrube yuzune gulen ınsan okul bıtınce bırden bıre yzunee bıle bakmıyoR! ınsanlaRne garıpp yaa....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Afyon ve insanları hakkında ben de duydum o tarz şeyler canım. Ama o tarz insanlar her yerde var maalesef. Allah iyilerle karşılaştırsın bizleri ne diyeyim :)

      Sil
    2. guzel dıleklerınn ıcın amiiinn cınımmmm ...

      Sil

Yorumlarınız için teşekkürler :)

Beni de okur musun?