14 Ocak 2012 Cumartesi

Kırıkkale'den esintiler # 3 Bir Go(ö)tik Kız ..



        Kırıkkale'de yanında kaldığım aile ile gün geçtikçe daha samimi bağlar kurduk. Sanki onların aileden biriydim artık. Akrabalarından bir çoğu ile tanıştım, onlarla birlikte kadın günlerine gittim, mahallede ki düğünlere katıldım ve bunların hiç birinden şikayetçi değildim. Aksine halimden çok memnundum ve benim gibi  uzaktan gelmiş fakat Kırıkkale ortamına henüz alışamamış arkadaşlarımı gördükçe onlar adına üzülüyor fakat kendimin de bir o kadar şanslı olduğunu düşünüyordum. Çünkü Kırıkkale bundan 4-5 sene öncesinde, tek başına olupta, depresyona girmeden yaşayabileceğin bir çevreye sahip değildi. O aile ile tanıştığım için çok şanslıydım, buna şüphe yok. İşin güzel tarafı okulda da herşey yolundaydı. Okula bile zevkle gider gelir oldum. Tek sorunum "tarz meselesi"ydi.
          
          Giyim şeklimden hoşnut değildim, makyajımın dengesini tutturamıyor ve bir yandan da cilt problemlerim ile uğraşıyordum. Ayrıca yazın heves ederek aldığım bas gitarım ile de uğraşmaya çalışıyordum. Liseden beri etkisi altında olduğum " metal müzik furyası " sanki o dönem, bir de üniversiteli olmanın verdiği gazla üzerimde daha bir etkili olmaya başladı. Gözlerim okulda uzun saçlı erkekleri, siyah giyinen kızları aramaya başladı. O tarza uygun bir çevre edinmeliydim. Bende öyle bir grubun içinde olup, dinlediğim müziği seven insanlar arasında olmalı, mümkünse konserlere gitmeli, o konserlerde kafa sallamalı, çoşmalıydım. Evet, o dönem ne kadar saçmaladığımın hiç farkında değildim. Dinlediğim müzik tarzını ve o müziğin içimde oluşturduğu asiliği dış görünüşümede yansıtmalıydım. Evet, bunu kendime itiraf etmiyordum ama sonradan anladım ki içten içe istediğim buydu. Kısaca özenti olmuştum arkadaş. Bunun Türkçemizde açık ve net olan ifadesi buydu. 
  
     Sonra Ankara'lara gidildi. Death, Iron Maiden tişörtleri alındı. Siyah pantolonlar, converseler ( bir yanımızda emo hani ) Almanya'dan aldığım bir metal kemer, saçlar siyah, gözler siyah, dudaklar mor.. Tahmin edersiniz belki Kırıkkale gibi bir yerde nasıl karşılandığını.. " satanist la bu, aha olum la şuna bağhh hele, satanisstttt ". O an bunların hiç biri umurumda değildi. Ben güçlü bir kızdım nihayetinde, bana ne yaaeeee, kim nederse desin :P

       Arkadaşlarım hiç bir şey söylemediler, öğretmenlerim birşey söylemediler, sadece çevreden satanist lafları duydum, bu ise beni etkilemedi. Belki o an sadece komik göründüğümü ve buna gerek olmadığını arkadaşlarımdan ya da çok sevdiğim, bize her konuda destek olan o iki öğretmenimden duymalıydım. Ailemin söyledikleri benim için boşunaydı. Ben yaklaşık 6 ay o şekilde dolaşmaya devam ettim. Tarzım ile gerçek olan tek şey o müziği gerçekten severek dinlememdi ve siyah renge, dantele aşık olmamdı. Hala öyleyim :) Ama kendime uyarlamaya çalıştığım şey tam bir fiyaskoydu. Bu 6 ay yanımdan geçen insanların bana öcüymüşüm gibi bakmalarını görerek ve satanist diye laf atmaları, anne babamın eleştirilerini dinleyerek geçti.

       ve 6 ay sonra bir mucize oldu. O an için hiç beklemediğim, fakat uzun zamandır içten içe arzuladığım bir mucize.. ve sonrasında ben değiştim, aslında değişmekte değil, özümdeki gerçek "ben" geri geldi ama bundan sonrası..... Oynanan güzel bir oyun... Ben ise bu oynanan oyunun perdesinin hiç bir zaman kapanmamasını umuyorum.





Sevgiler xoxo

4 yorum :

  1. Goötik kızım benim ya =D Ama o hallerin de çok tatlı ha mor dudaklı kız :* =D

    YanıtlaSil
  2. hehee ne guldumm kısss sen kımın yanında kaldn nıe kaldın bu yazı senınMı yaaa merk eddm :DD

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Diğer Kırıkkale yazılarımı oku cevap orada cicim :D

      Sil
    2. yaa ne ugrasdırcan benı smdı hanı nerdee bakıp bulcam sımdı tembelim benn:DD yazıverseydın yaa üüü:((

      Sil

Yorumlarınız için teşekkürler :)

Beni de okur musun?